kahve ve sigara

kitap

yakışmaz mıydı bukowski’ye rakı kadehi

notlar tutmuş pis moruk, ipe sermiş hepimizi. alınma üstüne, sen yoksun anılarında, ya da çoksun, kim bilir, kime ne, o bizi hiç sevmedi ki, kaçtı hep, gördüğü sahteliğimizden, sahi, biz niye sevdik o zaman? niye hiç alınmadık üstümüze küfürlerini? başkalarına mı savurduğunu düşündük hepsini? kim o başkaları? bizden başka? "bu insanların yüzlerinin ne kadar çirkin, kasvet…

gönlümüz bir buluttur duygular yosun tutmuş

"hee mecnun, sen kimsin ulan?", leyla ile mecnun, bölüm 6 konur sokak'taki imge kitabevi'ne her gittiğimde aklıma düşer, sanırım bizim kuşaktan olup da öğrenciliği ankara'da geçmiş olan kimse yoktur ki oraya hala borcu olmasın. öğrenciyiz işte, parasız pulsuz zamanlar yani, ne yapalım, mahalle bakkalından alışveriş yapar gibi, yazdırıyoruz aldığımız kitapları, taksit taksit de ödemeye çalışıyoruz. böyle…