kahve ve sigara

kiev

kiev günlükleri, 6

(yarım kaldı bu yazı, şehir ve iş değişikliği, taşınma, şu bu derken, bitemedi, yazdığım kadarıyla dursun bir kenarda…) — aynı şehre sevdalanmışız nazım’la, o hızlı davranmış, oysa ben yazacaktım bu sözleri 🙂 kapısından girer girmez o dakka, o saniye gözlerini görür görmez birden sevdalandım kiyef şehrine (nazım hikmet) zagrep için yazmıştım “bir şehri sevmiş olmanın en…

kiev günlükleri, 3

sınır bölgelerinden üzücü haberler gelmeye devam ediyor, yaşamlarını ne kadar etkiliyor, emin olamıyorum. görünürde bir şey yokmuş gibi davranıyorlar, ya da davranmaya çalışıyorlar. şehrin pek çok yerinde, geçtiğimiz sene çatışmalarda ölen kişiler için anma yerleri var, çiçekler eksik olmuyor, bazı kişiler önünden geçerken dua ediyor, bazı yerlerde de ölen her bir kişinin yerdeki pozisyonu boyanarak…

kiev günlükleri, 1

ilk gün, ilk sözcükler: sıcak insanlar, soğuk hava 6 saatlik uçuş, yorgunluk, kararmış hava, boş sokaklar, soğuğu hissettiren rüzgar, gamze ve mehmet’le kendimizi attığımız bir pub, birkaç bira sonrası “maidan”ı gören bir çatı katında tuttuğum daireye geri dönüş ve uyku… henüz gezmeye başlamadım, pencereden kafamı çıkarınca gördüğüm manzara aynen şöyle: kendime geldiğimde, havaalanında karşılayan taksi…